Katılımcıların Dilinden

YVONNE RIDLEY (İSKOÇYALI GAZETECİ YAZAR)

Vicdan konvoyuna katıldım çünkü, ne Birleşmiş Milletler ne de doğulu ve batılı hükümetler Esed’in zindanlarında mahkum olarak tutulan kadınlar için çözüm bulmakta aciz kaldılar. Türkiyeli kardeşlerimiz tarafından organize edilen ve 55 ülkeden 10.000 kadın Vicdan Konvoyu ile bu zulme dur demek için seslerini yükseltmeye başladı. Şimdi Esed rejiminin bu karanlık tarafına ışık tuttuğumuza göre , bu mazlum kadın ve çocuklar özgürlüğüne kavuşana kadar duramayız. Vicdan Konvoyu dünyadaki her katın bize katılana ve Surive hapishanelerinde zulme uğrayan kadınlar özgür olana kadar yoluna devam etmelidir. Çünkü kadınların gözardı edilen çığlıklarının duyulma vakti çoktan geldi.

 

MUNAZA HASAN (PAKİSTAN MİLLETVEKİLİ)

İlk defa bu kadar insan böyle bir amaç için bir araya geldi. Etkisi olacak kim varsa mutlaka harekete geçmelidir. Kadına kadın olarak değil, insan olarak bakılmalı. Vicdan Konvoyu’na Suriyeli kardeşlerimize destek vermek için geldik ve Suriyeli kardeşlerimiz özgür olana dek mücadelemiz bitmeyecek. Zulme sessiz kalanlar yapanlar kadar suçludur. Bütün insanlık Suriye’de kadınların ve çocukların öldürülmesi konusunda artık dur demelidir. Artık canımız çok yanıyor. Suriye’nin anneleri çocukları çok acı çekiyorlar. Biz Hindistan’dan ayrılıp Müslümanlar olarak Pakistan’ı kurmak istediğimizde de Suriyeli kardeşlerimizinkine benzer zulümlere maruz kaldık. Yüz binlerce masum sivil insanımız öldü. Bizler Pakistan’da yaşayan 3. Jenerasyonuz. Zalim her yerde zalim. Büyüklerimizden dinlediklerimizle Suriye’deki zulüm masum insanları mağdur etme konusunda hep aynı. Suriye’deki savaş artık durmalı. Süre gelen siyaset artık insanlara zarar veriyor. Suriye’deki bu zulme sessiz kalmaya devam edenler bu zulmü yapmış kadar suçludur. Suriyeli kardeşlerimizin sesini dünyaya duyurmak için Vicdan Konvoyu büyük bir ses getirecek ve gayet olumlu sonuçlar alacağına inanıyorum. Bu acıyı yaşayan herkes Suriye’yi hissedebilir. Dolayısıyla insanların vicdanlarını harekete geçireceğine inanıyorum.

 

FAUZİA HAMEED (PAKİSTAN MİLLETVEKİLİ)

Suriyeli kardeşlerimizle birlikteliğimizi göstermek için Türkiye’ye geldim ve Vicdan Konvoyu’na katıldım. Hapishanelerde kadınlara uygulanan zulmün durdurulması için tüm dünyaya bir mesaj vermeye geldim. Savaşta eziyet çeken kadınlar için bütün insan hakları örgütlerinin harekete geçmesi gerekiyor. Çocuk her yerde çocuk, kadın her yerde kadındır.

 

SHAKILA KHALID CHAUDRY (PAKİSTAN MİLLETVEKİLİ)

Keşmir’de, Yemen’de, Mısır’da, Suriye’de birçok Müslüman ülkede savaş ve kadınların mağduriyeti var. Suriye’nin durumu çok özel. Çünkü onların kendi rejimleri yapıyor bunu. 8 Mart’ta sesimizi yükseltmek için buradayız.

 

NOLUSAPHO MANDELA (NELSON MANDELA’NIN GELİNİ)

Suriye hapishanelerindeki kadınlara verilen desteğin bir parçası olmak için buradayım. Güney Afrika ve Mandela ailesinin Suriye’de işkence gören kadınların yanında olduğumuzu bilmelerini istiyoruz. Onların hapislerde olduğunu, işkence ve tecavüz gördüklerini biliyoruz. Mandela’nın evinden Güney Afrika’dan bunun için buraya geldim. Hem dışarıdan gelen kadınlarla hem de buradaki kadınlarla Suriye’deki insanlık dışı savaşa dur demek için buradayım.  Mandela’nın hapiste tutulduğu dönemlerde biz de yaşadığımız problemleri medya yoluyla dünyaya duyurduk ve böylece önemli bir güç elde ettik. Vicdan Konvoyu’nun da bir etki yaratacağına inanıyorum. Yeter artık diyorum, bu savaş durmalı. Suriye’de yaşamları bu şekilde tehdit etmek insani değil. Şayet birlikte güç olursak Suriye’de olanlar üzerinde etki yaratabiliriz.

 

ASİA WAHEED ALRABAYAH (KATAR KRALİYET AİLE MENSUBU)

Uzun yıllardır insani yardım alanında çalışmaların öncülüğünü yapıyorum. Vicdan Konvoyu’na katılmamın sebebi savaştaki kadınlara destek olmaktır. Katarlı kadınlar adına konvoya katıldım ve bu çığlığa dünyanın duyarsız kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Biz onlara ev vermesek de, para vermesek de sevgimizi vermeye ve desteklemeye geldik. Savaştaki kadınlar eziyet çekiyor, acı çekiyor, onlara kimse yardım etmiyor. Onlar siyasetin kurbanı oldular. Suriyeli kardeşlerimize öncelikle kadın ve Müslüman oldukları için O’nları çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Onların nezdinde dünyanın her yerinde bulunan mazlum ve muhtaç kadınların seslerini duyurmak istiyorum.

 

Prof. DATO SRİ DR. ZALEHA KAMARUDDİN (MALEZYA İSLAM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ)

Malezya’dan bayan arkadaşlarımla beraber kadın dayanışması için buradayız. Onların yanında olduğumuzu görmeleri ve gücümüzü tüm dünyaya göstermek için geldik. Suriyeli kız kardeşlerimizin serbest bırakılmasını istiyoruz. İnşallah bu yapılanların bir yerlere varacağını ve onların serbest bırakılacağını ümit ediyorum.

 

OLGA BOGOMOLETS UKRAYNA MİLLETVEKİLİ

Savaş çok kötü birşey. Ukrayna’da biz de savaş gördük. Doktor olarak çalıştığımda 16 erkek çocuğu savaştan dolayı kollarımda can verdi. Bu yüzden çok iyi biliyorum ki kendi çocuklarını koruyamayanlar kadınlarını da koruyamıyorlar. Kiev’de şehir merkezinde çocuklar gözlerimin önünde keskin nişancılar tarafıntan öldürüldü. Ülkemde binlerce kadın dul kaldı, binlerce çocuk da annesiz ve babasız kaldı. Bugün aynı acıları yaşayan Suriyeli kadınlar için buradayım. Bu kadınları kurtarmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız.

 

ANN SCHOFIELD (İNGİLİZ SİYASETÇİ, İNGİLTERE NEW CASTLE BELEDİYE MECLİS ÜYESİ)

Vicdan Konvoyu bizim için çok önemli. Mazlumlar için düzenlenen bu konvoy çok anlamlı bizlerde bu zulme sessiz kalamazdık. Suriye’de cezaevlerinde işkence gören kadınlar için bütün dünyadan kadınlar olarak Türkiye’de bir araya geldik. 13 binden fazla kadın Suriye’de cezaevlerinde bizler konvoyda bu zulmü bütün dünyaya medya aracılığı ile duyurmaya çalışıyoruz. Vicdan Konvoyu’na katılarak tüm dünya kamuoyunun dikkatini çekmek, Suriye’deki zulmü görmesini sağlamak istiyoruz. Dünya buradaki vahşeti görmezlikten geliyor. Ben bu bölgedeki dehşetin dünyaya duyurulması gerektiğine inanıyorum.

 

Dr. AISHA (PAKİSTAN MİLLETVEKİLİ)

Bütün kadınlar zulme karşı birleştik. Biz sesimizi yükselttik ve bunu kimse durduramayacak. Kadınlar için yaptığımız bu yolculuk, zalimin karşısında durmak için. Artık yeter diyoruz. Savaş suçları ve zulüm bitmeli.

 

HOMAIRA AYUBI (AFGANİSTAN MİLLETVEKİLİ)

İnsan haklarını ve kadın haklarını ihlal edenlere karşı, dayanışmayı sergilemeyi, kadınlık ve kadın olma anlayışını göstermeyi amaçlayan bu büyük ve etkili bir yürüyüşü gerçekleştirdiğim için heyecanlıyım ve mutluyum. Şavaş ülkesinin acımasız kaderi, beni Afgan milletvekili olarak zalimlere, terörist gruplara ve totaliter rejimlerin saldırıları altında olanlara fazlasıyla anlam ve önem verdiyor. Dünyanın dört bir yanındakı bireylerin insanlık ruhuyla, Suriyeli hanım kardeşlere, mültecilere, çocuk stismarına son veren yürüyüşe katıldım ve sonuna kadar destekledim.

 

HIND DJABER (GAZETECİ, FRANSA)

Ben Fransız gazeteci, Hind Djaber. Vicdan konvoyuna katıldım çünkü dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen insanlarla bu harika duyguları ortaklaşa paylaştığımız bu kutlu girişime inanıyorum. Farklı diller konuşuyorduk fakat bu bizim için bir engel değildi, çünkü amacımız çok daha önemliydi. İHH’ya ve bu çalışmada emeği geçen herkese isim isim teşekkür etmek istiyorum. Oldukça başarılı bir organizasyondu.

 

MARCIA KARINE GOMEZ GARCEZ (AKADEMİSYEN, BREZİLYA)

Dünyanın içinde bulunduğu kriz zamanında önem teşkil eden, eşsiz bir deneyim. Kriz zamanlarında ilk önce tehlikeye giren haklar kadınların ve azınlıkların haklarıdır. Sistemi sorgulayan, kişisel haklar ve özgürlükler için mücadele eden kadınları haklarını savunmak her kadının hayatının bir parçasıdır. Kadınların haklarını korumak, sosyal adaletin sürekliliği güvence altına almak için daha fazla sese ihtiyacımız var. Küreselleşen dünyada hayatımızın her alanında duvarların giderek yükseldiği bir durum içindeyiz. Özgür kadınlar ve çocuklar olmadıkça özgürlüğe ve refaha kavuşamayacağız.

 

PATRICIA AMINA IBANEZ (ŞİLİ) 

Bu coğrafyada çok sayıda çatışmalar birbiri ardına gelişiyor. Dünyanın dört bir yanından gelen kız kardeşler, Suriye ve diğer topraklarda kız kardeşlerinin insanlıktan çıkarılması konusunda bilinç yaratmak için seslerini yükselttiler. Biz bu çığlık eyleminin bir parçası olmak istedik çünkü önce kendimizde bir bilinç oluşturmak, sonra da bu mesajı ülkemizin insanlarına yaymak istedik. Öyle görünüyor ki, savaş bizim ön bahçemizde ve birbirimizi gözetmemiz ve bu acil gerçeklik hakkında bilinç yaratmamız çok önemli…

 

RAMİZA GÜRDİC (BOSNA-HERSEK, SREBRENİTSA ANNELERİ)

Vicdan Konvoyu’nun benim için büyük önemi var. Bütün bunları 1995’te ben de yaşadım. İki oğlum ve eşimi kaybettim savaş sırasında. Eşimin ve bir oğlumun cesetlerini bulurken, diğer oğlumun sadece kafasını buldular. Kendi yaşadıklarıma göre şunu söyleyebilirim ki, Srebrenitsa’da bize yapılan aynı şeyler Suriye’de yapılıyor. Bir kurşun sadece öldürür, ama işkence çok kötüdür. Şu kadınları benden daha iyi anlayacak bir kişi yoktur diye düşünüyorum. Beni Srebrenitsa’da bırakacaklardı, ama kurşun beni öldürsün manevi zararlar vermeyin dedim. Bir oğlumla eşimin cesetlerini bulurken, diğer oğlumun sadece başını bulup bana teslim etmek istediler. Ben onu öyle dünyaya getirmedim ki. Srebrenitsa Anneleri ve ablaları olarak Suriyeli kadınlara güçlü olmalarını söylemek istiyorum. Tek başlarına bırakmadık onları. Zira 3 Mart’tan beri yollardayız. Onca eziyetli yolculuğa onlar için çıktık. Biz buna benzer acıları çekerken birileri de bizim için ses çıkarıyordu. Allah bizlere yardım ettiği gibi Suriye’deki kardeşlerimize de yardım edecektir.

 

SUHRA SİNANOVİÇ (BOSNA-HERSEK, PODRINJE- BRATUNAC KADINLARI  DERNEĞİ BAŞKANI)

Hapishanede tutulan binlerce kadının serbest bırakılmasını ve akıbeti bilinmeyen 419 küçük kızın ne halde olduğunu öğrenmek istiyoruz. Bizim yaşadıklarımızı onlar da yaşıyor. Müslüman annelerin, Müslüman kadınların yaşamaya hakkı yok mu?

 

RAHAF ALFILKAWI (KUVEYT)

Tüm dünya kadınları tarafından gerçekleştirdiğimiz bu girişimin etkisi büyük olacağına inanıyorum. Bu kez kadınların önemi herkes tarafından bilinecek.

 

SADJO SANBU (GİNE)

Suriye’deki kadınların durumunu protesto etmek için konvoya katıldım. Bütün dünyadaki kadınlar özgür olmalı. Allah yardım ederse ve insanlar da kararlı olursa o kadınlar kurtulacaktır. Çünkü kadın annedir, kardeştir, abladır her şeydir. Kadın özgür olmalı. Dünyada en önemli şey kadındır. O kadınlara ‘sıkı durun en yakın zamanda kurtulacaksınız’ demek isterdim.

 

SENAN AL AHMAD (QAWAFIL İNSANİ YARDIM DERNEK BAŞKANI, AKTİVİST, KUVEYT)

Ben buraya Kuveyt’ten geldim. Aynı zamanda Mavi Marmara katılımcısıyım. Kuveyt başından beri Suriye meselesinde öncü ülkelerden biri. Halkıyla, yönetimiyle gerçekten karşı durup çözüm bulmaya çalıştı. Ben başından beri insani yardım çalışmaları yapan bir kurumun da başındayım. Doğruyu söylemek gerekirse bana göre burada yaşananları benzerlerinden ayıran şey çocukların ve kadınların en çok mağduriyet yaşayan kesim olmalarıdır. Benim anlayamadığım Türkiye hariç neredeyse bütün ülkelerin bu korkunç işkence ve tecavüz olaylarına gözlerini kapamalarıdır. Zaman zaman kendimi o kadınların yerine koyuyorum. O durumda birilerinin beni gelip kurtarmasını ne kadar çok isteyeceğimi düşünüyorum. Biz bu konvoyla belki de bunu bekleyen kadınların çıkaramadıkları sesleri olacağız. O kadınların özgürlüğü için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız. Bir gün Suriye içindeki çadır kentlerden birine yardım götürmüştük. Çadırlardan birinin içinde bir anne gördüm. Titriyordu. Kendinde değildi. Ne olduğunu sordum. Dehşetle bakarak, ‘Çocuğumu yatakta unuttum’ dedi. Ne demek istediğini başta anlayamadım. Meğer evine bomba atılmış ve kadın çocuklarının bir kısmını telaşla evden çıkarırken en küçüğünü yatağında unutmuş. Bunu yaşayan bir anneyi ne ile avutabilirsiniz? Suriyeli kadınlar işte böyle yaşıyor.

 

SAJEELA KESJI (İNGİLİZ KOMEDYEN VE YAZAR)

Unutulmuş kadınlar, evet, Suriye’deki mahkum kız kardeşlerimiz aynen bu şekilde unutulmuşlar. Ben bir komedyenim, lakin Suriye’de kız kardeşlerimize olanlar konusunda komik bulduğum hiçbir şey yok elbette. Dünyanın kadınları! Biz kaplanlarız ve kükreriz. Hepimizin kükremesini istiyorum ki sesimizi duysunlar. Hep birlikte kükreyelim. Ayağa kalkın ve kükreyin. El ele tutuşun, konvoy boyunca diğer kız kardeşlerimizle buluşacağız ve onlarla da el ele tutuşup bir zincir halinde sınıra ulaşacağız. Dünyanın artık bizim kükrememizi duyma zamanı geldi.

 

MÜNEVVER ÖZUYGUR (DOĞU TÜRKİSTAN)

Dünyadaki mazlum kadınların sesini duyurmak için bir araya geldik. Çin zulmü altında Doğu Türkistanlı kadınların hayatı bıçak sırtında olmasına rağmen Suriyeli kadınlar işkenceden kurtulsun diye yollara düştük. Çünkü biz mazlumun dilinden anlarız. Bizler buradayız Suriyeli kız kardeşlerim sizi asla bırakmayacağız. Gün gelecek Doğu Türkistan’da bayraklarımız ellerimizde olacak. Beraber attığımız bu adımların sevabını Allah verecek. Misafirin, mazlumun duasına icabet edilir. Ona güveniyoruz.

 

FATMA ABRAHAMS (MJC KADIN KOLLARI, GÜNEY AFRİKA)

60 yaşındayım. Suriyeli kardeşlerimiz için Güney Afrika’dan kalktım geldim. Kadınlara dünyanın her yerinde vicdanlı davranılması gerekiyor. Kadınların en büyük destekçisi hemcinsleridir. Çünkü biz anneyiz, kardeşiz, eşiz. İnsanlar bunu görebilmeli. Etkili olmalıyız. İnşallah bu kez tüm dünya sesimizi duyacak.

 

MAHA AL KALLAF (KUVEYT)

Bugün buraya Suriyeli kadınlar için geldim. Kadınların hayatın her alanında var olduğunun özellikle altını çizmek istiyorum. Burada olmaktan gurur duyuyorum.Bu organizasyonda dünyadaki bütün mazlumları sesi olmak, en başta da Suriye’de hapiste tutulan işkence ve haksız muameleye maruz kalan kadınların çığlıklarını  duyması gerekenlere duyurabilmek amacıyla varım. Biz kadınların başaramayacağı ve çözüme kavuşturamayacağı mesele yoktur. Bu konuda da böyle olacağına inanıyorum.

 

MUNİRA SUBASİÇ (BOSNA-HERSEK, SREBRENİTSA ANNELERİ)

Yaşlıyım. Ama hiç yorulmuyorum. Hepimiz burada olmalıyız. Bugün Suriyeli kadınların durumu bana 1995’te neler hissettiğimi hatırlatıyor. Bu çok ağır bir şey. Kocam ve iki oğlumdan başka 39 akrabam öldü. Bu anlatılamaz bir his. İşte bu yüzden Suriyelileri en iyi biz anlarız diyorum. Her şeye rağmen önce bu zor durumdan çıkmalarını, hayatlarını normale döndürmelerini istiyorum. Savaş çok acı. Barış bütün Müslümanlar arasında tesis edilmeli. Bu kötü günler geride kalsın artık. Başta kocası ve iki oğlu olmak üzere ailesinden 39 kişiyi kaybetmiş biri olarak onları çok iyi anlıyorum. Hiç kimsenin bunu yaşamasını istemiyorum. Suriyeli kadınlara sesleniyorum. Yalnız değilsiniz, Srebrenitsa Anneleri, bütün Bosna-Hersek sizinle. 21. yüzyıldayız, bu yaşananlardan BM de, ABD de, Rusya da utanmalı.

 

AISHA F M A ALQASSAR (HUKUKÇU, KUVEYT)

İnsanlık, ağlayan gözler, ızdırap çeken  bedenler için katıldım bu konvoya. Devrimin başlangıcından beri yaşanan her zorluğa katlanmak zorunda bırakılan ve eziyen çeken sen Suriyeli kardeşim için bu konvoya katıldım. Rasullah (s.a.v) ın şu sözüne binaen bu konvoya katıldım:” Müminler tıbkı bir vücudun azaları gibidir ,biri  zarar görürse diğerleri de bundan etkilenir.” Uluslar arası kabul edilen ve maalesef bu konunun çözümünde uykuya dalmış hukuk mercilerine uyandırabilmek için bu konvoya iştirak ettim. Senin ve sendeki sabır için bu konvoya katıldık,hapisteyken bile kendini aklını korumaya çalışıp,zorlukların üstesinden gelmeye çalıştığını bildiğimiz için oradaydık.Senin gücün kaybolmaya başlasa bile ,biz asla senden vazgeçmeyeceğiz ve hakkın savunucusu ve takipçisi olmaya devam edeceğiz.

 

MAİSOON S.SHAHEEN (ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ/KEİO ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA MERKEZİ-JAPONYA)

Vicdan konvoyuna katılım çağrısı uluslar üstü ve ulusal sınırların, kimliklerin ötelenip insani değerlerin yükseltilerek ilan edildiği bir çağrı idi.Benim bu çağrıya iştirakımın sebebi ise Vicdan taşıyan her insan gibi bu çağrıya kulak vermek ve mazlumların çığlıklarını  bütün dünyaya duyurmaktı. Hedef sadece vicdanlarını ötelemiş dünya sakinlerine yeniden vicdanlarına kulak vermeleri ve bu sessiz çığlıkların sorunlarının çözümünü bulmalarını sağlamaktı.Bu konvoy dünyadan birçok kadının katılım sağlamalarını sağlayarak kardeşlerinin sorunlarına çözüm arama derdine ortak olmalarını sağlamıştır. Ve dileğim şudur ki, bu konvoy dünyada bütün sorunlarına çözüm arayan kadınların çaredi, ve orada geçirdiğimiz zamanlarımız da ahret de bize şahit olsun ve o mazlum kadınların zaferlerine vesile olsun.Dünyada ki bütün ülkelerde Türkiye nin öncülüğünü yaptığı bu hareketi örnek alsınlar.

 

HAYA AL SHATTI (KUVEYT)

Dünyadaki bütün kadınlar gibi Suriye hapishanelerinde de Suriyeli tutuklu kadınların yaşadıklarını biliyorum. Bu konuda onların çığlıklarının sesi olmak umuduyla bu konvoya katıldım. Bu konvoyda daha evvel Suriye hapishanelerinde kalan ve şimdi aramızda olup bu konvoya katılıp çığlığını ulaştırmayı başaran kadınların varlığı da, içerideki kadınların da umutlu olmaları gerektiğini hatırlattı bana. Bu kadar  farklı ülkeden kadınların bu konu ile alakalı bir araya gelmiş olması ve kardeşleri için bu ulvi çabayı başlatmış olmaları bile bu konvoyun yolunun başarıya çıkacağını anlamamız için yeterli olacaktır kanısındayım.

 

GURDİÇ RAMİZEN (BOSNA-HERSEK, SREBRENİTSA ANNELERİ)

Suriye’li kadınların yaşadığı acıların benzerini ben de Bosna Savaşı’nda yaşadım. Eşimi ve evladımı kaybettim. Acının ne olduğunu iyi bilirim. Kardeşlerimizin sıkınıtılarını tüm dünyaya duyuracağız.

 

ENIDA GUJO (BALKAN KÜLTÜRLERİ İTTİFAKI DERNEĞİ)

Bosna-Hersekli kadınların yolculuğu Türkiyeli kadınların desteği ile organize edildi. Suriye’deki kadınların birçoğu hapishanelerde tutuluyor. Dünya buna sessiz kalıyor. 8 Mart’ta hep birlikte, işkenceye maruz kalan kadınlara yardım çağrısında bulunacağız.

 

RAFİYA HACİBULİÇ (BOSNA-HERSEK , SREBRENİTSA ANNELERİ)

Biz onların ne yaşadıklarını biliyoruz. Kocamı ve 3 oğlumu kaybettim. Hiçbir yer Srebrenitsa olmasın, bizim çektiğimiz acıları kimse çekmesin diye geldik buralara kadar. Allah için yola çıktık ve o yüzden her şey çok iyi geçiyor. Zulüm görenlerin elleri tutulsun.

 

NURA MUSTAFİÇ (BOSNA-HERSEK , SREBRENİTSA ANNELERİ)

Suriyeli kadınların yaşadıkları bana Srebrenitsa’yı hatırlattı. Her şey yeniden gözümüzde canlandı. Biz çok insan kaybettik. 8 binden fazla erkeğimiz öldü. Kocamı ve çocuklarımı kaybettim. Bize haber gelir gelmez hemen yola çıktık. Sanki Srebrenitsa’dayım, sanki benim oğullarımı alıyorlar. Kimse böyle bir şey yaşamasın. Onları en iyi biz anlarız. Hatay’a küçük bir Bosna’yı beraberimizde götürüyoruz. Bir mesajım var onlara. “Siz yalnız değilsiniz. Biz sizinleyiz. Dayanın, başaracaksınız.”

 

NİHAL OLÇOK (15 TEMMUZ ŞEHİDİ EŞİ ve ANNESİ)

İstanbul’dan beri konvoyla yolculuk yapıyorum. Ağladıklarıma hayâ ettim. İnsanlar bana ne kadar güçlü olduğumu söylüyorlardı. Burada 3 gündür Suriye’den gelen annelerle konuştuk. Bir anne üç evladını kaybettiğini söyledi. Onların pür acısını gördüm, onların yangınlarının yanında benimki neydi ki? Ben hiç olmazsa kendi vatanımda kendi milletimleyim. Ruhuma, genetiğime en uygun merhemi ikram etti bu millet bana. Onlar bir de acılarını başka topraklarda tedavi etmeye çalışıyor. Kendi vatanlarında kendi dillerini konuşmuyorlar. Bu üç gün bana çok şey kattı. Otobüs yolculuğu her durakta birileriyle görüşmek, özellikle yabancı misafirler inanılmaz ilgiliydi. Dünya basınında yer buldu. Burada karınca misali en azından tarafımız belli olsun dedik. Tek başıma hiçbir şey yapamayacağımı biliyorum, böyle bir şeye de talip değilim. Çünkü ben ancak kendimi ayakta tutan bir kadınım son dönemde. Ama burada şöyle inandım, ben Abdullah’ı geri getiremem, ama toprak üstündeki anne ve çocukları belki bir araya getirmeye vesile oluruz. Ben çok başka duygularla buradayım. Her yorulduğumda, kendimi o kabrin başında hissettim ve onlar da çok özlemiştir diye düşündüm. Ben Abdullah’a sarılamasam da onlar evlatlarına sarılacaklar inşallah.

 

BURCU ÇETİNKAYA (TÜRKİYE, SPORCU, MİLLİ RALLİCİ)

Uluslararası anlamda önemli bir etkinlik. Faklı dil ve dinlerden insanlar var. Bütün bu kadınlar el ele verip, Suriye’de zindanlarda işkencelere maruz kalan, tecavüze uğrayan, canlarını kurtaramayan kadınların sesi olmak için bir araya geldik. Bu anlamda onların sesini duyurmak için çorbada bir parça tuzumuz varsa ne mutlu bize”

 

AYLİN ŞENGÜN TAŞÇI (TÜRKİYE, SES SANATÇISI)

Ben Türk müziği sanatçısı Aylin Şengün Taşçı. Uzun zamandan beri Suriye’de yaşanan savaşın acısını bulunduğum yerde ben de yakından hissediyorum. Orada yaşayan kadınların neler çektiklerini yanlarında olmasam da gönlümde hissedebiliyorum. Yaşanan tecavüzleri, hapishanelerde yaşananlar ne yazık ki acıyla takip ediyorum. Bu yüzden Vidan Konvoyu’nu ben de destekliyorum.

 

GAMZE ÖZÇELİK (TÜRKİYE, OYUNCU)

Suriye hapishanelerinde haksız yere tutulup işkence gören kadınların sesi olmak için yola çıkan Vicdan Konvoyu hareketini destekliyorum. Bu vesileyle mazluma umut olmak, onlara ses olmak için varını yoğunu paylaşan güzel kardeşlerime saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Allah yardımcınız olsun.

 

Dr. NESLİHAN ŞEKER (TÜRKİYE)

Merhaba, ben doktor Neslihan Şeker. İlk etapta, doktor olduğum ve doğum zamanı gelen hastalarım olduğu için işimi bırakmak istemedim. Ama düşününce oradaki kardeşlerimizin bize daha çok ihtiyacı olduğu ve birlikte kuvvet doğacağını düşündüğüm için teklifi kabul ettim, iyi ki de kabul etmişim. Aslında katılırken de Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali hissetim kendimi. Ama hiçbir şey yapmamaktansa en azından kendilerini düşünen kardeşleri olduğunu bilmelerini istedim. Yolculuk sırasında fark ettiğim şey birlik ruhunun, her şeyin üstesinden gelebileceği ve bu uğurda gerekirse canımızı feda edebileceğimizdi. İnşallah bizim taşıdığımız bir damla su ile ateşler söner, vesile olur. Organizasyonu yapan herkesten Allah razı olsun. İnşallah kardeşlerimizin kurtulmasına vesile olur, inşallah o günleri de görürüz. Çok teşekkürler.

 

ASİYE YILDIZ (15 TEMMUZ ŞEHİDİ ANNESİ)

Boğaziçi köprüsünde şehit olan Muharrem Kerem Yıldız’ın annesiyim. Kendimi daha güçlü hissediyorum. Bu kadar kadınla bizim başaramayacağımız hiçbir şey yok. İnşallah Suriye’deki din kardeşlerimize de yardımcı oluruz.

 

NAZİK SANSAR (TÜRKİYE, ŞOFÖR)

İsmim Nazik Sansar, taksi şoförüyüm. Bayan olarak taksi şoförü olmak zor ama işimi severek yapıyorum. Vicdan Konvoyu’na İstanbul’dan katıldım. Otobüslerle vicdanımızın sesini dinleyerek yollara koyulduk. Bir hayli zor bir yolculuk oldu. Suriye zindanlarındaki kadınlara yapılan işkencenin sessiz çığlıklarının Türkiye’de ve dünyada ses getirdiğine inanıyorum. Kadına şiddetin olmadığı, kadınların da erkekler kadar özgür olabildiği bir dünya olsun tüm kadınlarımıza.

 

Av. ELİF BALAT (TÜRKİYE)

Hukukçu kadınlar olarak 7 yıldır mahkum ve şiddet altında olan kadınlar için yola çıkan Vicdan Konvoyunu destekliyoruz.

AYŞE AKDENİZ (TÜRKİYE, EV HANIMI)

Dünyadaki birçok yerden gelen kadınlar ile beraberdik. İçlerinde Boşnaklar da vardı; tanıştık, güzel şeyler paylaştık. Onlar da zulüm altındalardı ve onlar da yardıma geldi hepimiz için. Allah bu organizasyonu yapanlardan razı olsun. Katıldığım için işe yaradığımı hissettim. Yine olsa yine katılırım, kardeşlerimin yanında olmak onur verici bir şey benim için. İnşallah emeklerimiz boşa gitmez. Allah hepimizden razı olsun.